Sessizliğin Haykırışı

Alternatif medya: Azadîya Welat

Yorum bırakın

Türkiye’de 1980’lerden sonra neoliberalizmin etkisiyle özelleşmeler ve ulusötesi şirketler ortaya çıkmaya başladı.   Medya sektöründe şirketler holdingleşme yoluna gitmişlerdir. Böylelikle medya daha önce gazetecilerin ellerindeyken daha sonra şirketlerin eline geçmiştir. Medya daha önce sadece gazetecilikle ilgilenirken bu kez şirketleşme veya holdinleştikleri için kar amacını gütmeye başladılar.  Yine medya endüstrisinde farklı sektörlerin farklı iletişimsel etkinlikleri gerçekleştirdiği bir örgütlenmeden tek ve tümleşik bir pazar yapılanmasına geçilmiştir.

Dünyada kürselleşme hareketiyle birlikte iletişim sektöründe yoğunlaşma ve finansal hareketler hız kazanmıştır. Devletin iktisadi rolünün azaltılması erektiğini ifade eden neoliberalizmin temel ekonomik ve siyasi çerçevesini sunduğu bu değişim iletişim alanında: “Devletlerin elindeki kamu kuruluşlarının özel kesime satılması, kamu yayıncılığı yapan kurumların yanında ticari özel yayımcılara da izin verilmesi veya farklı sermaye kesimlerinin oluşturduğu konsorsiyumların yeni özel yayıncılık kurumları için ihaleye girmeleri yoluyla görünür hale gelmiştir” (Geray, 2003: 74).

Medya gittikçe radikalleşecek holding bünyesinde olduğu için gazetecilik dışında farklı yönlerde hareket edecektir. Bu da tek sesli olması anlamına gelecektir. Bu tek sesli medya anaakım medya kavramı ortaya çıkacaktır. Medya ortamının gittikçe ticarileşmesi, radikal seslerin farklı dışlanmasına yol açmıştır. Anaakım medya hiç olmadığı kadar güçlülerin ve zenginlerin olmuştur. Sesleri duyulamayan toplum kesimleri ise anaakım medyada temsil edilebildiklerinde kendi dilleri ve kendi gerçeklikleriyle değil, güçlüler ve zenginlerin anlamlandırma haritasına göre temsil edilmektedirler. Dolayısıyla güçlülerin medyasında emekçiler, köylüler, eşcinseller, kadınlar, Kürtler, savaş karşıtları, çevreciler mitolojik bir kötülüğün ve yaşadığımız sorunların nedeni olarak karşımıza çıkmaktadır.

Tüm bunlardan dolayı dışlanan bu kesimler kendi seslerini duyurabilmek için farklı yöntemler geliştireceklerdir. Kendi medyasını oluşturacak, farklı yöntemler uygulamaya gideceklerdir. Bunun sonucunda “Alternatif Medya” kavramı oluşacaktır. 1980 yıllarında gazetelerin basımı, dağıtılması güç olmasına rağmen anaakım medyaya karşı seslerini az da olsa dutyurabilmeleri amaçlanmıştır. Alternatif Medya teknolojinin gelişmesiyle birlikte kendisini biraz daha fazla hissettirmeye başlamıştır.

Türkiyede Kürtçe Gazeteler

ž Kürdistan : Türkçe ve Kürtçe ile yayımlanan ilk Kürt gazetesi.

ž Gazetenin ilk sayısı 22 Nisan 1898’de, Mısır’ın Kahire’de BedirhanBey’in oğullarından Mikdat Midhat  Bedirhan tarafından çıkartılmaya başlandı. 4 sayfalık gazete 1898’den 1902’ye kadar toplam 31 sayı çıktı. 1 ile 23 arasındaki sayıları on beş günde bir, 24 ile 31 arasındaki sayıları ise ayda bir yayımlandı.

ž 1 – 5 sayıları Mikdad Mithad Bedirhan’ın sahibi ve yazı müdürlüğüyle Kahire’de basılmıştır. Mikdad Mithad göğüs hastalığından öldükten sonra kardeşi Abdurrahman Bedirhan sorumluluğunu üstlenmiş ve 6 -19 sayıları Cenevre’de, 20 – 23 sayıları Londra’da, 24 – 29 sayıları Folkestone’da, 30 ve 31 sayıları Cenevre’de basılmıştır.

ž Gazetenin ilk sayısının çıktığı 22 Nisan günümüzde “Kürdistan Gazetecilik Günü” olarak kutlanmaktadır.

ž Osmanlı Devlet’inden Türkiye Cumhuriyetine kadar çok sayıda Kürtçe gazete çıkarılmıştır.

ž Kürt Teavün ve Terakki Gazetesi(1908), Şark ve Kürdistan Gazetesi(1908), Kürdistan(1908), Peyman(1909), Bangi Kürdistan(1922) basılan bazı önemli Kürtçe gazetelerdir.

Cumhuriyet döneminde ise :

  1. Tek Parti Döneminde; Bangi Kürdistan(1922), Jîyan Gazetesi(1926), Rêya Teze Gazetesi(1930), Jîn(1939), Roja Nû Gazetesi(1943), Stêr Gazetesi(1943)
  2. 1948- 1980 Döneminde 6 gazete çıkarılmıştır.
  3. 1980-1990 döneminde Hawar, Roja Gel adlı iki gazete çıkarılmıştır.
  4. 1990-2000 arasında 12 gazete çıkarılmıştır.
  5. Günümüzde ise Türkiye’de 6 toplamda 31 gazete yayımlanmaktadır.

Azadîya Welat Kuruluş Öyküsü

1990’lı yıllarda bir Kürtçe gazete yayınlanmaya başlandı. Haftalık Welat Gazetesi 22 Şubat 1992 günü yayına başladı.

115 sayı yayınlanan gazete, dava ve cezalar nedeniyle kapatılır ve daha sonra Welatê Me gazetesi yayına başlar.

1996 yılına kadar 46 sayı çıkarılan gazetenin de kapatılmasıyla birlikte Azadiya Welat yayına başlar.

21 Ocak 1996 tarihinde haftalık olarak yayın hayatına başladı. Sahibi Celalettin Yöyler, Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Gemsiz (45.sayıya kadar), Yazı İşleri Müdürü Düzgün Deniz’dir.

20 Ocak 1996 tarihli demokrasi gazetesinde gazetenin yazı işleri müdürü Düzgün Deniz gazetenin üç temel amacı olduğunu ifade ediyor.  Deniz “1950’li yıllardan sonra uyanış sürecine giren Kürtler bu uyanışlarını doğal olarak dillerine de yansıttılar. Şimdi bu konudaki ivmeyi artırmak amacındayız. Bunun içinde en uygun ararç olarak  yüzde yüz Kürtçe yazan bir gazeteyi görüyoruz.” diyor.

Kürt basın yayın aalanında en uzun soluklu gazete unvanına sahip olan “Azadiya Welat” 15 Ağustos 2006 yılında günlük yayına geçerek ikinci bir ilki gerçekleştirmiş oldu. Yine 1898 yılında başlayan Kürt gazeteciliğinin sürgün hayatına son vermek amacıyla 2003 yılında merkezini İstanbul’dan Diyarbakır’a taşımıştır.

15 yıldır haftalık olarak yayın yaparken dağıtımını yapan dağıtım şirketleri gazete günlük yayına geçince gazeteyi dağıtmaya yanaşmadılar.  Bunun üzerine ilk önce kendi çabalarıyla büroları vasıtasıyla gazeteyi dağıtmaya başladılar. Daha sonra Ciner grubuna bağlı Merkez Dağıtımla anlaşma sağlanarak dağıtılmaya başlandı.

Yayına başladıktan birkaç ay sonra gazete 20 gün kapatılma cezası aldı. Cezadan sonra çok defa da toplatılma ile karşı karşıya kalmıştır. Tüm  bunlara rağmen gazete hala yayın hayatına devam etmektedir.

Azadiya Welat gazetesi ilk çıktığı dönemde gazete bayilerinde abonelere ve elden satışlarla 10 bin olan tirajı günümüzde gazete bayii satışları ve abone satışlarıyla 5–6 bin arasındadır.

Kürt basın yayın alanında en uzun soluklu gazete unvanına sahip olan Azadiya Welat gazetesi 15 Ağustos 2006’da günlük yayına geçti. Günlük yayın yapan tek Kürtçe gazete olan Azadiya Welat, günlük yayına geçtiğinden beri, 9’uncu kez kapatılmış oldu.

Gazete sürekli kapatmayla yüz yüze kalmıştır. Şu ana kadar 9 kez kapatılan gazete yüzlerce çalışanı da hapishanededir.

Azadiya Welat Gazetesi kapatılmayla sınırlı tutulmamıştır baskılar, gazetenin yazı işleri müdürlerine verilen ve dudak uçuklatan cezalarla da kendini sürekli gösterdi. Halen cezaevinde olan Azadiya Welat Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Vedat Kurşun’a 166 yıl ceza verilmiştir.

Kurşun’dan sonra yazı işleri müdürlüğünü devralan Emine Demir’e 138 yıl ceza verilmesi averildi.

Yazı İşleri Müdürlüğü’nü devralan ve halen tutuklu bulunan Ozan Kılınç’a da 10 yıla yakın hapis cezasının verilmesi Kürtçe gazete üzerindeki baskıların geldiği boyutu gözler önüne seriyor.

Yazar: bagermarhan

Aslında söylediklerimden çok, sakladıklarımda gizliyim. En iyisi anlamak için konuştuklarımdan çok, sustuklarıma kulak ver!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s